Charles Messier

July 31, 2008 8:30 pm

Charles Messier (26 Haziran 1730 – 12 Nisan 1817)

Fransız gökbilimci. 1774′te bulutsular ve yıldız kümeleri gibi 45 derin uzay nesnesinden oluşan bir katalog yayımladı. Bu kataloğun hazırlanma amacı, kendisi gibi kuyrukluyıldız avcılarına ve diğer gökyüzü gözlemcilerine, değişmeyen gökcisimleriyle hareketli gökcisimlerinin ayırt edilebilmesine yardım etmekti.

1781 yılında katalog 110 ‘Messier Nesnesi’ni kapsayacak şekilde genişletildi. M1′den M110′a kadar olan bu tanımlar, günümüzde hala büyük oranda kullanılmaktadır.

Bu katalog, M1 olarak adlandırılmış Yengeç Bulutsusundan, Andromeda’nın yanındaki küçük eliptik bir galaksi olan M110′a kadar gökbilimsel olarak en önemli gökcisimlerinden çoğunu içermektedir. Messier Maraton’larında amatör astronomlar, genellikle şartların daha uygun olduğu mart ayında, bu 110 gökcismini günbatımından gündoğumuna kadar geçen bir gece içerisinde gözlemlemeye çalışırlar.

Aydaki Messier Krateri ve 7359 Messier göktaşı, onun şerefine isimlendirilmişlerdir.


Kaynaklar

  • İngilizce Vikipedi’deki Charles Messier sayfası


Dış Bağlantılar

  • SEDS: Charles Messier (İng.)
  • Messier Nesnelerinin Amatör Fotoğrafları (İng.)
  • Messier Maratonu (İng.)
Posted by admin in Uncategorized

Celal İbrahim

July 30, 2008 7:05 pm

Celal İbrahim (d. 1884 - ö. 1915), Galatasaray Spor Kulübü’nün 4 numaralı kurucu üyesidir. I. Dünya Savaşı’nda şehit olmuştur. Galatasaray adına Fenerbahçe’ye ilk gol atan futbolcudur.

Mekteb-i Sultani’de hukuk öğrencisi olan 646 okul numaralı Celal İbrahim, Çanakkale Savaşı’na gönüllü asker toplandığı sırada kayıtlardan bir gün önceki gece askerlik şubesinin kapısında beklemiş ve sabah gönüllü listesine ismini ilk yazdıran kişi olmuştur.

Posted by admin in Uncategorized

Eğitimsel toplum bilimi

July 29, 2008 8:15 am

Eğitim kurumlarını ve okullaşma ile modern endüstri toplumlarında okullaşma sistemlerini, ‘okul ile toplumsal yapı arasındaki ilişkileri konu alan, eğitim kurumunun toplumun diğer büyük kurumsal düzenleriyle, yani iktisat, politika, din, vb. ile olan ilişkilerini sosyolojinin yöntemleri ve bakış açısıyla araştıran sosyoloji dalı.


Konusu

Eğitim sosyolojisinin günümüzdeki araş­tırmaları, eğitimin öncelikle, yeniden üreti­lecek bir kültürü, bir bilgi ve beceriyi aktar­mak, sonra da ekonomik ve toplumsal kalkınmaya katkıda bulunmak gibi iki ayrı ve birbiriyle çelişen işlevi olduğunu ortaya koyar. Son zamanlarda, özellikle eğitimin söz konusu iki işlevi bağlamında yapılan eleştirel çalışmaların temel tezi, okul eğiti­minin egemen sınıflar tarafından saptanmış olan toplumsal ve kültürel koşulların yeni­den üretilmesine yardımcı olduğu, ve yine eğitimin hakim kültürün kurumsallaşmasına ve toplumsal tabakalaşmanın pekişmesinde önemli bir rol oynadığıdır.

Klasik sosyolojik kavram ve yaklaşımların karşılıklarının eğitim alanında aranmasının yanında eğitim sosyolojisi, alanda çeşitleri süreçleri, rejimleri, teorileri kendi içerisinde inceler ve analiz eder. Yapısalcı model gibi. Bir eğitim bilimcinin işi uygulamaya yönelik bir sistem ve proje ortaya koymaktır. Eğitim sosyolojisinin verileri eğitim bilimciye kaynak sağlarken aynı eğitimcinin ortaya koyduğu çalışmayı da inceleyen eğitim sosyolojisi bu çalışmanın sonuçlarını eğitimbilim tecrübesi içerisindeki konumunu ortaya koyar. Eğitimbilim’in öncesinde de analizinde de eğitim sosyolojisi vardır.

Posted by admin in Uncategorized

Dokuz korgol

July 28, 2008 9:55 am

Dokuz Korgol veya Kırgızistan Türkçesi ile Tokuz Korgool, dünyada Mankala adıyla, Moğolistan’da Eson Korgool adıyla, Kazakistan’da Tokuz Kumalak veya Dokuz Kumalak adıyla, Türkiye’nin değişik yörelerinde ise Mankala, Mangala, Kale, Altıev, Pıç, Meneli Taş, Evcik, Mereköçtü, Mellegayası ve benzeri farklı adlarla bilinen, çobanların oynadığı çok eski bir Türk zekâ oyunudur. Korgool, keçi pisliği demektir. Oyun, yere kazılan veya ağaca oyulan kuyulardaki taşların birbirlerine aktarılması şeklinde oynanır. Karşılıklı dokuzar kuyu ve iki oyuncunun iki ana haznesi ile toplam 20 hazneden oluşan oyun tahtasında her oyun kuyusundaki dokuzar taşın belli bir stratejiye dayalı olarak saat yönünde kuyulara aktarılmasıyla devam eder. Sonuçta hangi oyuncu daha çok korgool almışsa o oyunu kazanır. Kasparov’un Dokuz Korgool ustasına bu oyunda yenildiği bilinir. Oyun matematikle çok ilgili bir oyundur. Arslan Küçükyıldız’ın belirttiğine göre Mankala sözü Minkale (Binkale) sözünden gelmektedir. Oyunun Dünyadaki yaygın adlarından biri de Kaleh veya Kale’dir. Türkler bu çok eski oyunlarını alıp formlaştırmakta yavaş davranmışlar, bunun üzerine yabancılar da bu oyunu Afrika’ya, Araplara vb. mal ederek, oyunun internet de dahil her türlü geliştirilmiş ögesini, kitabını, oyun tahtasını vs. piyasaya sürmüşler ve telif hakları elde etmişlerdir. Günümüzde Kırgızistan ve Kazakistan’da bu oyunun kulüpleri kurulmaya başlanmıştır.

Posted by admin in Uncategorized

Turan Dursun

July 28, 2008 7:20 am

Turan Dursun (1934 - 4 Eylül 1990), yazar, düşünür, imam, müftü ve ateist.


Yaşamı

Turan Dursun, 1934’te Sivas’ın Şarkışla ilçesine bağlı Gümüştepe köyünde dünyaya gelir. Dursun ailesinin 8 çocuğundan biridir. Daha 5 yaşındayken babasının arzusu ve kararıyla tüm ailesiyle birlikte Ağrı’nın Tutak ilçesinde dedesinden kalma yerlere tekrar sahip olmak ve oraları işletmek umuduyla göç ederler. Babası aileyi geçindirmek üzere köylerde imamlık yapmaya başlar. Kıt kanaat geçinen babasının tek arzusu oğlunun Basra’da ve Küfe’de bulunmayacak derecede bir din alimi olmasıydı. Babası kendisini yatılı din okullarına, kuran kurslarına, ünlü hocalarının yanına eğitim için verir. 5 yaşından itibaren dini eğitim almaya başlayan Turan Dursun’un hocaları arasında şunlar vardır: Şeyh Ramazan, Molla Nadir, Molla Zahid, Çerkez Hoca, Tahir Efendi…

Bu hocalardan dini eğitimi alabilmek için ta Ağrı’dan Muş’a, Adana’ya ve ordandan Türkiye’nin birçok şehrine, kasabasına ve köyüne gider. Biri hariç tüm hocalarýnda bedava eğitim görür. İşte bu hocadan ders alabilmek için kendisinden istenilen zamanın parasıyla 100 TL’yi ödeyebilmek için hem esans satmaya hem de hocalık yapmaya başlar ve ancak böylelikle o hocadan ders alır. Kendisinin hocalık yaptığı kişi ise daha sonraları Ankara Elmalıdağ Müftüsü olur. Askerlik çağına ulaşana kadar Kürtçe’yi, Çerkezce’yi, Arapça’yı öğrenir. Kendisi bir İslam hukukçusu, İslam kelamcısı, hadis bilimcisi, usulü hadisçisi, doğu ve din etnoloğu olur. Antropolojiyle de yakından ilgilenir.


Müftülük Yılları

Müftülük sınavını kazandıktan sonra ilkokul diploması olmadığı için tayini yapılamaz ve bu yüzden İstanbul Mahmutpaşa İlkokul’nu kısa sürede dışardan bitirir. Sivas müftüsü iken de ortaokulu dışardan bitirir ve en son liseyi tam bitirmek üzereyken (sadece dört dersi kalmışken) ölümcül bir silahlı saldırıya hedef olur.
İlk imamlık deneyimlerini askere alınmadan önce Tarsus’a bağlı Baltalı köyünde yapar. Askerliğinden sonra İstanbul’da bulunan İsmailağa ve Üçbaş Medreselerinde hocalık yapar.
Daha sonra müftülük yılları başlar. İlk olarak Tekirdağ’da müftü yardımcısı olarak göreve başlar. Ardından Gemerek’te, Altındağ’da, Sivas’ta ve son olarak da Sinop’un Türkeli ilçesinde müftü olarak görevde bulunur. 1958 yıllında başlayan müftülük görevi 1966’ta son bulur. Bu yıllar arasında birçok şeye tanık olur, sürgün edilir.

Sivas’tan Sinop’a sürgün edilmesinin sebepleri:

- Çirkinlikleri gidermek.

- Sivas’a bağlı bütün köylere 50’şer ağaç diktirmek.

- Müftülük lojmanı yerine göğüs hastalıkları hastanesinin yapılmasına önayak olmak ve yaptırmak.

- Bu hastanenin yapılması için köylerden ve kasabalardan yardım olsun diye buğday toplamak.

- İmamların eğitimine önem vermek, onları sinemaya götürmek, imamlar için konferanslar vermek, Milli Eğitim Bakanlığı ile anlaşarak imamlara diploma verilmesini sağlamak. onlar için bu alanda ilk olan„ imamları yetiştirme kursları“ açmak, bu kurslara ordaki din adamlarının Atatürk büstüne çelenk koyması şartıyla askeriyeden karavana (yemek) dağıtmak.
Bu olayla Atatürk büstüne çelenk koyan ilk müftü ve ilk din adamlarından biri olmakla tarihe geçer.

- Sivas’ın Hazar köyündeki su kaynağından yeterince yararlanmak için baraj yapılması için çalışmalar yürütmek.

Müftü iken İslam’ı, Hıristiyanlığı, Yahudiliği hem kendi kaynaklarından hem de diğer kaynaklardan yararlanarak daha detaylı bir şekilde birbiriyle karşılaştırıp, kökenlerini aramaya yönelik bilimsel çalışma yürütür. Bu çalışmanın yanında söylenceleri ve efsaneleri de okur. Bu yoğun çalışmalar dini inancında sarsıntılar yaratır ve ateist olur.


Prodüktör ve Yazarlık Yılları

Üç çocuk babası Turan Dursun, inancındaki sarsıntı nedeniyle müftülükten istifa eder ve çöpçülüğe başvurur. Bir arkadaşının önerisiyle TRT’de Ambar memurluğu, malzeme memurluğu, koruma memurluğu ve evrak memurluğu gibi görevlerde çalışır. Bu tür işler onu tatmin etmez. Ardından prodüktör sınavlarına girer ve başarılı olur. Bundan sonra TRT’de Kültür Müdürlüğü’nde dinsel yayınların hazırlanmasında prodüktör olarak çalışır. Birçok yapıma imzasını atar, bunlardan en çok yankı uyandıranlar ise şunlardır: “Tarihte Türkler”, “Başlangıcından Bu Yana İnsanlık” ve “Akşama Doğru”. Araştırmasını kendisinin yaptığı ama bir türlü yapımına izin verilmeyen “Birinci Büyük Millet Meclisi Öncesi Ve Sonrası” adlı yapıtı vardır. 16 yıllık TRT’deki görevinden 1982 yılında emekliye ayrılır.

1987 yılında Doğu Perinçek’le tanışır ve onun yardımıyla “2000’e Doğru” adlı dergide “Din Bilgisi” adında bir sayfada yazmaya başlar. Daha sonra Saçak, Teori, Yüzyıl gibi dergilerde de yazar. Yanı sıra birçok kitabı yayına hazırlar. İbn-i Haldun’un Mukaddime’sini Türkçeye çevirir.

Takvimler 4 Eylül 1990′ı gösterirken silahlı saldırıya uğrar ve ölür.


Kitapları

  • Kur’an Ansiklopedisi (14 cilt)
  • Kutsal Kitapların Kaynakları (3 cilt) Kaynak Yayınları
  • Din Bu (4 Kitap) Kaynak Yayınları
  • Kulleteyn (otobiyografi) Kaynak Yayınları
  • Şeriat Böyle Kaynak Yayınları
  • Allah Kaynak Yayınları
  • Dua Kaynak Yayınları
  • Kur’an Kaynak Yayınları
  • Turan Dursun Hayatını Anlatıyor (söyleşi)
  • Müslümanlık ve Nurculuk Kaynak Yayınları
  • İlhan Arsel’e Mektuplar Kaynak Yayınları
  • Ünlülere Mektuplar Kaynak Yayınları


Çevirileri

  • İbn-i Haldun’un Mukaddime adlı eseri (2 cilt)


Dış Bağlantılar

  • www.turandursun.com
  • [1]
Posted by admin in Uncategorized

ISO 9362

July 28, 2008 3:35 am

ISO 9362 (SWIFT kodu veya BIC kodu) uluslararasi para transferlerinde ve haberleşmede kullanılan bir kod sistemidir. Kodlar finans kurluşunun ismi, bulundugu şehire göre verilmesi esasdır. Her finans kuruluşunun merkezlerine ve birimlerin yaptığı işlere göre bir veya daha fazla kodu bulunabilmektedir. Operatörlerin bilgisayar aracılığıyla girdiği kodlar ve mesajlar karşı bankaya özel bir ağ yardımıyla iletilmektedir.

Uluslarası ticarette genel olarak SWIFT veya BIC ifadeleri kullanılır. Swift bu standardı sağlayan Society for Worldwide Interbank Financial Telecommunication kurumunun baş harflerinden gelir. BIC ise Bank Identifier Codes (Banka tanımlama kodları) ifadesinin kısaltılmasıdır.

Swift, söz konusu bankayı belirten 8 veya 11 haneli bir koddan ibarettir. Tüm dünya bankacılık sisteminde SWIFT kodları standarttır.

  • İlk 4 karakter - banka kodu
  • Sonraki 2 karakter - ISO ülke kodu
  • Sonraki 2 karakter - yerel kod (bazı ülkelerde 3 karakter olabilir)
  • (Eğer verilmişse) Son 3 karakter ise - şube kodunu belirtir. (Merkez Şube için XXX kullanılır.)


Türkiye’deki bazı bankaların SWIFT Kodları

  • Adabank A.Ş. : ADABTRIS
  • Akbank T.A.Ş. : AKBKTRIS
  • Albaraka Türk Katılım Bankası A.Ş. : BTFHTRIS
  • Alternatifbank A.Ş. : ALFBTRIS
  • Anadolubank A.Ş. : ANDLTRIS
  • Bayındırbank A.Ş. : BAYDTRIS
  • Denizbank A.Ş. : DENITRIS
  • Finansbank A.Ş. : FNNBTRIS
  • HSBC Bank A.Ş. : HSBCTRIX
  • Koçbank A.Ş. : KABATRIS
  • Oyakbank A.Ş. : TBBKTRIS
  • Şekerbank T.A.Ş. : SEKETR2A
  • T. Garanti Bankası A.Ş. : TGBATRIS
  • T. Halk Bankası A.Ş. : TRHBTR2A
  • T. Vakıflar Bankası T.A.O : TVBATR2A
  • T.C. Ziraat Bankası A.Ş. : TCZBTR2A
  • Tekfenbank A.Ş : TEKFTRIS
  • Toprakbank A.Ş. : TOPRTRIS
  • Türk Ekonomi Bankası A.Ş. : TEBUTRIS
  • Türk Ticaret Bankası A.Ş : TTIBTRIS
  • Türkiye İmar Bankası T.A.Ş. : IMARTRIS
  • Türkiye İş Bankası A.Ş. : ISBKTRIS
  • Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. : YAPITRIS


Dış bağlantılar

  • SWIFT.com ana sayfa
  • Genel swift kodu arama sayfası
Posted by admin in Uncategorized

Huzurkent

July 27, 2008 11:50 pm

Huzurkent, Tarsus’a 5 km, Mersin’e 25 km uzaklığında, 25.000 nüfuslu beldedir. Ahalisi genellikle tarımla geçimini sağlar. 1969 yılında kurulmuştur, 1970 yılında ise belediyelik olmuştur. Nüfusun çoğunluğu tarımla uğraşır.Kuzeyinde türkiyenin en büyük organize sanayi bölgeleriden birine sahiptir.Sahiliyle göz kamaştırır.huzurkent sahili şuan tam anlamıyla kaderine mahkum edilmiştir sahilde en son 2 sene önce kumdan heykeller yapılmıştı huzurkent ana mahalleler olarak bahşiş kulak ve köselerli diye 3 e ayrılmaktadır fakat devletin yaptığı yatırımlar sayesinde devamlı gelişerek adnan menderes ve gazi mahallesi oluştu halk hükümetin sel nedeniyle verdiği prefabrike evlerde oturmaktadır yeni yetişen gençlerin bir çoğu işsizdir

Posted by admin in Uncategorized

Ragueneau

July 27, 2008 7:10 pm

Ragueneau, Cyrano de Bergerac isimli tiyatro eserinin kahramanlarındandır. Geçimini pastahane işleterek sağlarken, amatör olarak şairlik de yapar. Yemek tariflerini şiir olarak yazmasıyla, şiirlerini dinlenmeleri için çağırdığı şairlere bedava pasta ile dağıtmasıyla bilinir. Cyrano’nun yakın arkadaşlarındandır.

Pastanesi günümüzde aynı isimle Paris’te St Honoré caddesinde servis vermeye devam etmektedir.

Posted by admin in Uncategorized

Wachtberg

July 27, 2008 4:50 pm

Flama Konum
Temel veriler
Eyaleti: Kuzey Ren-Vestfalya
İdari Merkez: Köln
Yüzölçümü: 49,62 km²
Nüfus: 19947
Nüfus yoğunluğu: Km² başına 402
Posta Kodu: 53343
Belediye Başkanı: Theo Hüffel
Resmi Web Sitesi: Wachtberg

Wachtberg, Almanya’nın Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinde kent. Yüzölçümü 49,62 km²’dir. Nüfusu 30 Haziran 2006 itibariyle 19947 olarak saptanmıştır. Km² başına 402 kişi düşmekte, belediye başkanlığı Theo Hüffel tarafından yürütülmektedir.

Posted by admin in Uncategorized

Bernardo Bertolucci

July 27, 2008 2:30 pm

Bernardo Bertolucci, (1941-…) İtalyan sinema yönetmeni, özellikle “Paris’te Son Tango” (Ultimo Tango a Parigi) isimli filmiyle ün yapmıştır.


Filmografi

  • La Commare secca, 1962 (Korkunç Orakçı)
  • Prima della rivoluzione, 1962 (Devrimden Önce)
  • Il Canale, 1966
  • Partner, 1968
  • Amore e rabbia, 1969
  • La Strategia del ragno, 1970 (Örümceğin Stratejisi)
  • Il Conformista, 1971 (Konformist)
  • Ultimo tango a Parigi, 1973 (Paris’te Son Tango)
  • 1900, 1976 (Bin Dokuz Yüz)
  • La Luna, 1979 (Ay)
  • La Tragedia di un uomo ridicolo, 1982
  • L’Ultimo Imperatore, 1987 (Son İmparator)
  • The Sheltering Sky, 1990 (Çölde Çay)
  • Il piccolo Buddha, 1993 (Küçük Buda)
  • Io ballo da sola, 1996 (Çalınmış Güzellik)
  • L’Assedio, 1998 (Teslimiyet)
  • , 2002
  • I Sognatori, (Düşler, Tutkular & Suçlar)2003
Posted by admin in Uncategorized

MS-DOS

July 27, 2008 9:35 am

MS-DOS (MicroSoft Disk Operating System), Microsoft firmasının geliştirdiği bir DOS sistemidir. 1980′li yıllarda PC uyumlu platformlar üzerinde kullanılan en yaygın işletim sistemiydi. Masaüstü bilgisayarlardaki popülerliğini, zamanla yeni nesil Windows işletim sistemlerine bıraktı.

MS-DOS, ilk olarak 1981 yılında piyasaya sürüldü. Microsoft firmasının bu ürünü geliştirmeyi 2000 yılında durdurdu. MS-DOS’un tam sekiz ana sürümü vardır. Sağladığı önemli gelir ve pazarlama kaynakları ile MS-DOS, Microsoft’un programlama dilleri üzerinde çalışan küçük bir şirket kimliğinden çıkıp, çeşitli yazılım ürünleri geliştirebilen büyük bir firma olma yolunda ilerlemesine neden oldu.

MS-DOS’un en son sürümü 1994′te piyasada yer alan 6.22 sürümüdür. 8.0 sürümü ise Windows 2000 ve Windows ME işletim sistemlerine, bir işlem içinde çeşitli işlemleri yapabilmek için yerleştirilmiş olsa da bu sadece varsayılma’dan (emulatör) başka bir şey değildir.

Microsoft MS-DOS’u geliştirmeyi durduğunu ilan ettiğinde, serbest DOS’u yaşatmak için FreeDOS projesi doğmuştur.

Microsoft’un Windows NT’ye kadar olan sürümleri (3.x, 95, 98 ve ME) DOS üstüne kurulmuş grafiksel kullanım yazılımlarıdır. Daha modern Windows sürülümleri ise kendi çekirdeğine sahip olup MS-DOS yazılımlarını kullanabilmek için DOS’u sadece varsayım olarak barındırmaktadır.

DOS tabanlı yazılımlar, genelde bilgisayarın grafik ve ses özelliklerini ya hiç ya da çok sınırlı olarak kullanıma sunar. Çoklu işlem (Multitasking) ise ancak bazı sürümlerde, sınırlı imkanlar içinde olabilmiştir.


MS-DOS Tarihi

MS-DOS, 1980 yılında Seattle Computer Products (SCP) şirketinde çalışan 24 yaşındaki Tim Paterson tarafından, daha sonraları 86-DOS olarak bilinecek QDOS (Quick and Dirty Operating System) ismiyle 4 ayda geliştirildi. QDOS, SCP’nin 8086 işlemcili bilgisayarına uygun bir işletim sistemi ihtiyacını karşılamak için tasarlandı. Digital Research tarafından 8-bit olarak geliştirilmiş ve o yıllarda popüler olan CP/M işletim sisteminin 16-bit olarak klonlanmasıyla kısa sürede tamamlandı. Temmuz 1981 tarihinde, Microsoft, SCP firmasından 86-DOS işletim sisteminin tüm haklarını 50,000 Amerikan Doları’na ilk kişisel bilgisayarların piyasaya çıkmasından bir ay önce satın aldı.


MS-DOS Sürümleri

IBM ve Microsoft kendi DOS versiyonlarını piyasaya sürdü. IBM versiyonu, IBM PC ile beraber verilen PC-DOS idi. IBM, Microsoft’un geliştirdiği DOS sistemlerini kendi ismi altında paketliyordu. Bu nedenle IBM versiyonları Microsoft’dan daha sonra piyasada yerini alıyordu. Ancak bu kural, Microsoft firmasını OS/2 üzerine yoğunlaştığı dönemde MS-DOS 4.0 sürümünün, IBM PC-DOS 4.0 üzerine kurulması ile bozuldu. Microsoft kendi versiyonlarını “MS-DOS”; IBM ise “PC-DOS” adı altında müşterilerine sundu. Microsoft, MS-DOS OEM versiyonlarını lisanslarken, diğer bilgisayar üreticileri ürüne kendi isimlerini vermek istedi (TandyDOS, Compaq DOS..,vb.). Ancak, Microsoft OEMlerin MS-DOS ismini kullanmalarında ısrar etti. Sadece IBM bu bu ısrara uymadı.

Reklamlarda, bilgisayarların MS-DOS uyumluluğundan daha çok IBM uyumluluğu ön plana çıktı. MS-DOS kullanan bilgisayarlarda, IBM uyumlu makinelerde çalışan her yazılım çalışmıyordu. IBM uyumlu olmayan ve MS-DOS kullanan Pivot bu duruma örnek olarak gösterilebilir. IBM standartlarına uygun bir yazılım, yavaş MS-DOS fonksiyonlarını kullanmadığında daha hızlı koşuyordu.

MS-DOS birçok önemli özelliklerini diğer ürünlerden ve işletim sistemlerinden(Xenix, Unix, DR-DOS, Norton Utilities, PC Tools, QEMM expanded memory manager, Stacker disk compression,..vb) alarak hızla gelişti.

PC DOS 1.0 Ağustos, 1981 İlk IBM-PC de kullanılan ilk sürüm
PC DOS 1.10 Mayıs, 1982 _
MS-DOS 1.25 Mayıs, 1982 IBM uyumlu olmayan donanımlar için ilk sürüm
MS-DOS 2.0 Mayıs 1983 Unix özellikleri eklendi. Sabit Disk ve 360KB Floppy Disk desteği eklendi.
PC DOS 2.1 Ekim, 1983 _
MS-DOS 2.11 Mart, 1984 _
MS-DOS 3.0 Ağustos, 1984 1.2MB Floppy Disk ve daha büyük Sabit Disk desteği eklendi.
MS-DOS 3.1 Kasım, 1984 _
MS-DOS 3.2 Ocak, 1986 2 tane 32MB’a kadar Sabit Disk partition desteği eklendi.
PC DOS 3.3 Nisan, 1987 _
MS-DOS 3.3 Ağustos, 1987 Multiple Logical Drive desteği eklendi.
MS-DOS 4.0 Haziran, 1988 IBM kodları temel alındı.
PC DOS 4.0 Temmuz, 1988 DOS Shell, grafiksel menü seçici, & Compaq DOS 3.31′deki formatları kullanan 32MB sabit disk desteği eklendi. Bu sürümdeki hatalar ve daha az boş bellek kullanımı nedeniyle başarısız bulundu.
MS-DOS 4.01 Kasım, 1988 Bug fix sürümü.
MS-DOS 5.0 Haziran, 1991 DR-DOS 5.0′a cevap olarak, memory management, full-screen editor, QBasic programming language, online help, eklendi ve DOS Shell’e task switcher eklendi.
MS-DOS 6.0 Mart, 1993 DR-DOS 6.0′a cevap olarak, DoubleSpace disk compression (Stacker’dan kopyalandı) ve diğer özellikler eklendi.
MS-DOS 6.2 Kasım, 1993 Bug fix sürümü
MS-DOS 6.21 Şubat, 1994 DoubleSpace disk compression özelliği çıkarıldı.
PC DOS 6.3 Nisan, 1994 _
MS-DOS 6.22 Haziran, 1994 Son stand-alone sürümü. DoubleSpace, DriveSpace ile değiştirildi.
PC DOS 7.0 Nisan,1995 DriveSpace yerine Stacker kullanıldı.
MS-DOS 7.0 Ağustos, 1995 Windows 95 içinde. large disk (LBA) ve Long File Name (LFN) desteği eklendi.
MS-DOS 7.1 Ağustos, 1996 Windows 95B (OSR2) (ve Haziran 1998′de , Windows 98). FAT32 file system eklendi.
MS-DOS 8.0 Eylül, 2000 Windows ME içinde. MS-DOS son sürümü. SYS komutu ve komut satırına boot edilebilme özelliği kaldırıldı.
PC DOS 2000 _ 2000 uyumlu sürümü

Kaynak: PC Museum

Intel 80286 işlemcisinin çıkmasıyla, IBM ve Microsoft OS/2 projesi üzerinde birlikte çalıştılar. MS-DOS’un güvenli modlu versiyonu hedeflenerek OS/2 projesi başladı. Ancak kısa bir süre sonra Microsoft stratejik bir kararla projeden çekildi ve tüm kaynaklarını Windows ve Windows NT projelerine aktardı. Bu dönemde, Digital Research Atari ST makinelerinde çok başarılı olan GEM grafiksel kullanıcı arayüzünü geliştirdi. Ancak, Microsoft’un Windows 3.0′ü piyasaya sürmesi ile pazarda daha fazla tutunamadı.
Masaüstü bilgisayar sistemlerindeki rolünün çok azalmasına rağmen basit mimarisi ve minimal işlemci hızı ve bellek gereksimi nedeniyle bugün çeşitli gömülü x86 sistemlerinde hala MS-DOS kullanılmaktadır.


MS-DOS Kullanımı

MS-DOS,, uygulama programları için bilgisayarın işleyişini koordine eder. Bu gerçekten de çok önemlidir, ama MS-DOS’ un avantajları yalnızca bundan ibaret değildir.

Her ne kadar insanlara basit ve kullanması garip olarak düşünülen MS-DOS işletim sistemi bilgisayarın zarar görmesi durumunda bir numaralı ilaçtır. MS-DOS donanım kurucularının bir numaralı kullandıkları sistemdir. Örneğin Windows açılmıyor, devamlı sorun veriyor ise, bu sorunları genellikle HDD’ye format atarak ve işletim sistemini tekrar yüklemekle becerirler ama hatadır. Çünkü devamlı HDD’ye format atılırsa HDD zarar görürür “bad sector” (kullanılamayan veya bozuk alan) oluşmasına “boot sector”un (HDD’nin bilgilerinin tutulduğu yer) zarar görmesine neden olur. Ama format atmadan MS-DOS’tan yine yararlanarak bilgisayarın sistemi dahil geri getirilebilir. Bunların yapılması çok güzeldir ama bunları yapmak için grafik ekrandan (Windows Ekranı) biraz vazgeçip MS-DOS’ ta çalışmak gerekir. Bu yüzden, Microsoft Windows 95/98/ME sürümleriyle kullanıcının DOS ile olan iletişimini minimuma indirmeye çalışmış olsa bile DOS’ tan tam olarak vazgeçememiştir.

Ayrıca, Windows 95/98/ME kullanıyor olsanız da bazen DOS’a işiniz düşebilir. Örneğin birçok oyun programı Windows ile çalışmaz veya oynanamayacak kadar yavaş çalışır. Ayrıca Windows’a giremediğiniz durumlarda da sorunu DOS’ tan halletmeniz gerekebilir. Bazen de tek bir dosyayı kopyalamak için bilgisayarınızı açtığınızda, Windows’ un çalışmasını beklemeniz gerekmez.

MS-DOS’ un kendisini de belirli işler için kullanabilirsiniz.; komut adı verilen yönergeleri (talimatları ) kullanarak MS-DOS’ u dosya yönetiminde, iş akışının denetlenmesinde ve ek yazılımlar gerektirmeden günlük işler gerçekleştirmede yönlendirebilirsiniz.

Örneğin MS-DOS metinlerden (text) oluşan dosyalar yaratmakta ve değiştirmekte kullanabileceğiniz bir program içerir.MS-DOS editör bir sözcük işlemci olmasa da, kısa yazışmalar listeler için çok kullanışlıdır. Onu kullanarak, küçük belgeleri bir sözcük işlemciye göre çok daha kısa sürede yazabilirsiniz. Veya bilgisayarı açtığınızda yüklenmesini veya çalışmasını istediğiniz dosyaları da bilgisayarın açılırken okuduğu Autoexec.Bat dosyasına koyarak otomatik olarak çalışmasını sağlamış oluruz.

MS-DOS’ ta özel gereksinimlerinizi karşılamak için olan komutları birleştirerek güçlü komutlar, hatta kendi küçük uygulamalarınızı yaratabilirsiniz. Örneğin, yalnızca MS-DOS komutları kullanarak, basit bir dosya yöneticisi ( belirli bilgiler için dosyalarda arama yapan bir program ) oluşturabilirsiniz.

MS-DOS’ un 4.0 ve sonraki sürümleri, komut ve dosyaları menü adı verilen listelerden seçmenize olanak sağlayan ayrı bir program içerirler. Shell adı verilen bu program ile tüm rutin işlerinizi gerçekleştirebilir, ondan zaman zaman yararlanabilir ya da isterseniz hiç kullanmayabilirsiniz.

Artık tüm bu uygulamalar, MS-DOS için oluşturulan Windows ara yüzünden (interface) sonra Dos’ un uygulamaları daha kolay ve anlaşılır olmuştur. Aynı zamanda MS-DOS’ u soğuk gösteren siyah beyaz ekran da ortadan kalkmıştır.


MS-DOS Dosya Yapısı

  • Dosya (File)

Tüm bilgiler ve programlar dosya (file) adı verilen bilgi topluluğu olarak disk/diskete kaydedilir. DOS işletim sisteminde bir dosya iki kısımda oluşur, dosya adı ve dosya uzantısı. Genel olarak bir dosyanın yapısı DOSYA_ADI ve DOSYA_UZANTISI şeklindedir. Burada DOSYA_ADI en fazla 8, DOSYA_UZANTISI en fazla 3 karakterden oluşur. Dosya isminin büyük veya küçük yazılması hiçbir şey değiştirmemektedir, büyük ya da küçük yazmak aynı dosyaya karşılık gelmektedir.
MS-DOS’ ta dosyaların ifadesi;

  • LATS.TXT (Lats isimli yazı dosyası)
  • LATS.* (İsmi Lats olan bütün dosyalar)
  • *.COM (Uzantısı Com olan bütün dosyalar)
  • *.* (Bütün dosyalar)
  •  ????????.??? (Bütün dosyalar)
  • . (Bütün dosyalar)

MS-DOS dosya ismi ve dosya uzantısı kuralları;

  • Dosya ismi en fazla 8 karakterden oluşur.
  • Dosya uzantısı en fazla 3 karakterden oluşur.
  • Dosya ismi ile uzantısı arasında nokta (.) işareti bulunur.
  • Dosya ismi ve uzantısı içerisinde boşluk karakteri bulunmaz.
  • Dosya isimleri büyük küçük harfe duyarlı değildir.
  • Dosya ismi ve uzantı ismi yazılırken 0-9 arası rakamları, A’ dan Z’ ye harfleri ve bazı özel karakterleri ($, %, &, #…) kullanabiliriz. Fakat bazı özel karakterlerde (*, ., ? gibi) kullanılmaz.
  • XXXXXXXX . XXX
Dosya adı.Uzantısı

Örneğin : COMMAND.COM, CONFIG.SYS, AUTOEXEC.BAT ve LATS.DOC gibi


Dosya İsmi Uzantıları ve Anlamları

  • COM  : Makine dilinde yazılmış program dosyalarını ifade eder. Büyüklüğü en fazla 64K olabilir.
  • EXE  : Executive’ den gelmektedir ve hemen çalıştırılabilir program dosyalarını ifade eder.
  • BAT  : Toplu işlem dosyasını ifade eder.

Yukarıda belirtilen 3 dosya MS-DOS’ ta dosya isminin yazılması ile çalıştırılabilir, geriye kalan dosyalar ise başka programlar yardımı ile çalıştırılır. Bu 3 dosya ismi uzantısı aynı isimli dosyalara verilse (yani, LATS.EXE, LATS.BAT ve LATS.COM gibi) çalıştırılma sırası dosyanın büyüklüğüne ve küçüklüğüne bakılmaksızın bu dosyaları çalıştırma önceliği COM, EXE ve BAT sırasındadır.

  • TXT  : Text (metin) dosyasını ifade eder.
  • SYS  : Sistem Dosyalarını (System File) ifade eder.
  • HLP  : Yardım dosyasını ifade eder.
  • DOC  : Word’ de oluşturulmuş dosyaları ifade eder.
  • XLS  : Excel’ de oluşturulmuş dosyaları ifade eder.
  • PPT  : Powerpoint’ de hazırlanmış dosyaları ifade eder.
  • WIN  : Windows’ la oluşturulmuş dosyaları ifade eder.
  • INI  : Windows’ un sistem dosyalarını ifade eder.

MS-DOS’ un açılması için gerekli 3 dosya vardır. Bunlar Config.sys, Autoexec.bat, Commmand.com’ dur. Ayrıca, sistem dosyası olarak Msdos.sys (Dos ile ilgili sistem bilgilerini tutar. Örnek, versiyon bilgisi gibi) ve Io.sys (Dos’ un giriş/çıkış sistem bilgilerini tutar) vardır.

  • CONFIG.SYS

Bu dosya, bilgisayarın donanım özelliklerini değiştirmemizi sağlayan bir metin dosyasıdır. Yani bu dosyaya eklenecek komutlar aracılığı ile memory, fare, klavye, ekran ve bunun gibi araçların nasıl çalışacağı belirlenir. CONFIG.SYS dosyasının MS-DOS tarafından okunup işlenebilmesi için açılış diskinin ana dizininde bulunması gerekir.

  • AUTOEXEC.BAT

Bu dosya, DOS çalıştığında bazı programları otomatik olarak çalıştırma olanağı verir, ekran ve dil düzenlemesini sağlar. Bu sayede bilgisayarın her açılışı sırasında yüklemek zorunda kalacağımız klavye, fare, monitör dil … programları yüklenmiş olur.

  • COMMAND.COM

Bu dosya, bilgisayar komutlarını yazdığımız komut derleyicisini görüntüler. COMMAND.COM bilgisayarın açılış diskinin ana dizininde bulunması gerekir. Bu olmadan bilgisayarın açılması mümkün değildir. Direk makine dilinde yazılmış olduğu için çok hızlıdır.


Dizin (Directory) Yapısı

Bilgisayarda dosyalar içeriklerine veya özelliklerine göre dosya gruplarına ayrılabilir. Bu gruplara dizin adı verilir. Windows ortamında dizin ismi yerine klasör ismi kullanılır. 3 değişik dizin tipi vardır. Bunlar,

  1. Root Directory (ana veya kök dizin)

Bilgisayarın ana dizinidir. Kullanılan sürücüyü tanımlar (a:\ , b:\ , c:\). Kullanıcı root directory yaratamaz ve silemez.

  1. Directory (dizin)

Root directory altında oluşturulan dizinlerdir.

  1. Subdirectory (alt dizin)

Directory’ lerin altında oluşturulan dizinlerdir. Alt dizinler root directory’ de iken sadece DIR komutunun yazılması ile ekranda görülmezler.


MS-DOS Komutları

Komutlar İkiye Ayrılır ve komut isminin büyük veya küçük yazılması hiçbir şey değiştirmemektedir, büyük ya da küçük yazmak aynı komuta karşılık gelmektedir.
İç Komutlar : COMMAND.COM dosyası içinde bulunan temel komutlardır ve çalıştırılması ile belleğe yüklenerek çalıştırılan komutlardır. Örnek : Ver, Dir, vs.
Dış Komutlar : Çalıştırılabilmesi için disk veya disket içinde dosya halinde bulunması zorunlu olan komutlardır. Örnek : Xcopy, format, vs.


İç Komutlar

DOS’ ta çalıştırılan komutun, çalışması için herhangi bir dosyaya ihtiyaç duymadan çalışan komutlara iç komutlar denir (Bilgisayarın açılışında kullanılan Command.com dosyasının içinde bulunan komutlardır).Command.com dosyası 6,22 de 54645 Kb dır bilgisayar virüslü ise bu dosyanın boyutu uzar çünkü bilgisayar ilk çalıştığında bu dosya belleğe yüklenir Çalışması için program dosyasının varlığına ihtiyaç duyulan komutlara Dış Komutlar denir. Dış komutları çalıştırabilmek için, o komutun programlama dosyasına ihtiyaç vardır. Örneğin format komutunu kullanabilmek için DOS’ da Format.com programının bulunması gerekir. Önemli İç Komutları, aşağıda inceledik. Bunlar ;

  • CLS komutu: Ekranı temizler. Örnek: C:\> CLS <ENTER>

DIR komutu: Disk veya disket üzerindeki dosyaları görüntüler. Örnek: C:\> DIR <ENTER>

  • DIR Parametreleri :
  • /P : (Dosyaları sayfa sayfa listeler) C:\> DIR/P <ENTER>
  • /W : (Dosyaları yan yana listeler) C:\> DIR/W <ENTER>
  • /A: (Gizli dosyaları listeler) C:\> DIR/A <ENTER>

Joker karakterler (? , *) ;

* : Bilinmeyen bir isim veya uzantının yerine kullanılan joker karakterlerdir. Örnek: C:\> DIR *.EXE <ENTER> (Dosya Adı ne olursa olsun, uzantısı EXE olan dosyaları listeler)

C:\> DIR LATS.* <ENTER> (Dosya Adı LATS olan, tüm dosyaları listeler)

? : Bilinmeyen bir karakter yerine kullanılan jokerdir.

Örnek: C:\> DIR A??S.EXE <ENTER> (İlk harfi A , 4.harfi S olan , EXE uzantılı dosyaları listeler.

  • VOL komutu: Disk veya disketin etiketini ve seri numarasını görüntülemeyi sağlar. Örnek: C:\> VOL <ENTER>
  • VER komutu: MS-DOS’ un versiyonunu görüntülemeyi sağlar.

Örnek: C:\> VER <ENTER>

  • DATE komutu: Bilgisayarın sistem tarihini görüntülemeyi sağlar.

Örnek: C:\> DATE <ENTER>

  • TIME komutu: Bilgisayarın sistem saatini görüntülemeyi sağlar.

Örnek: C:\> TIME <ENTER>

  • PROMT komutu: Komut satırı uyarısını değiştirmeyi sağlar. Bulunduğumuz yeri gösterir.

Örnek: C:\> PROMPT <ENTER> (sürücüyü ilkel PROMT’ a dönüştürür.) C> (ilkel PROMT)

PROMPT Parametreleri

  • $P: Aktif sürücüyü ve dizini görüntüler.
  • $G: “>” işaretini görüntüler.
  • $T: Enter’ e basıldığı andaki saati gösterir.
  • $D: O gün ki tarihi gösterir.

Görüntüsü değiştirilen PROMT’ u eski haline getirmek için;
C:\> PROMPT $P$G <ENTER> tanımlaması yazılır.

  • COPY CON komutu: Dosya oluşturmayı sağlar. Ama artık bunun yerine Word gibi programlar vardır.

Örnek: C:\> COPY CON LATS.TXT <ENTER> (TXT uzantılı, LATS adlı dosya oluşturur.)
Oluşturduğumuz bu dosyayı kaydedip bitirmek için ^Z (Ctrl+Z) tuşlarına basılır. Kayıt yapmadan çıkmak için ^C (Ctrl+C) tuşlarına basılır.

  • TYPE komutu: Dosya içeriğini görüntülemeyi sağlar.

Örnek: C:\> TYPE LATS.TXT <ENTER> C:\> TYPE LATS.TXT | MORE <ENTER> (LATS.TXT dosyasını sayfa sayfa görüntüler)

  • REN komutu: Dosya adının veya uzantısının değiştirilmesini sağlar.

Örnek: C:\> REN LATS.TXT TUFAN.DOC <ENTER> (LATS.TXT dosyasının ismini TUFAN.DOC yapar)

  • MD komutu: Dizin oluşturmayı sağlar.

Örnek: C:\> MD LATS <ENTER> (LATS adlı dizin açar)

  • CD komutu: Dizin değiştirmeyi sağlar.

Örnek: C:\> CD LATS <ENTER> (LATS adlı dizine girer)
C:\LATS> CD.. <ENTER> (LATS adlı dizinden çıkar) (Aktif olan dizinden bir önceki dizine çıkışı sağlar)
C:\LATS\DENEME> CD\ <ENTER> (LATS ve DENEME dizinlerinden çıkar) (İç içe girilmiş dizinlerden bir seferde köke (ROOT) çıkmayı sağlar)

  • RD komutu: Dizinleri silmeyi sağlar, yalnız dizin içinde hiçbir dosya veya altdizin olmamalıdır. Eğer varsa öncelikle altdizinler ve dosyalar silinmelidir. Silinecek dizin içinde hiçbir şey bulunulmaması gerekir. Eğer silinecek dizin içinde dosya veya dizin bulunuluyorsa önce o dizinin bir önündeki dizine çıkılmalı ve sıra ile temizlemelidir. Bu işlemi DELTREE komutu ile dizin içerisine bakmaksızın silebiliriz.

Örnek: C:\> RD LATS <ENTER>

  • COPY komutu: Dosya veya dosyaları belirtilen ortama kopyalamayı sağlar. Kullanım şekli ise nereden nereye şeklindedir. İlk belirtilen yer nerden olduğu ikinci belirtilen yer ise nereye kopyalanacağıdır. Copy komutu, birden çok dosyayı bir seferde kopyalamaz her dosyayı tek tek kopyalar.

Örnek: C:\> COPY C:\LATS.TXT C:\DOS <ENTER> (C Root’ unda bulunan LATS.TXT dosyasını C’ nin altındaki DOS dizinine kopyalar)

  • DEL komutu: Dosya veya dosyaları silmeyi sağlar

Örnek: C:\> DEL LATS.TXT <ENTER> (LATS dosyasını siler)
C:\> DEL *.* <ENTER> (Tüm dosyaları siler)
C:\> DEL *.EXE <ENTER> (EXE uzantılı dosyaları siler)


Dışsal Komutlar

Bilgisayarda dosyalar halinde bulunması gereken komutlardır. Kullanılacak komuta ait dosyanın çalışılan sürücüdeki disk veya diskette bulunması gerLATSektedir. Aksi taktirde komut ile ilgili çalışma gerçekleştirilemez.

  • FORMAT komutu: Yeni alınan disk veya disketi biçimlendirir ve kullanılır hale getirir yanı sıra dolu olan bir disk veya diskete uygulandığında içindeki tüm bilgileri siler, disk veya disketteki bozuk olan sektörleri düzeltir (düzelebilecek durumda olanları), virüslü olan disk veya disketteki virüsleri temizlemeyi sağlar (temizlenebilecek durumda olanları).

Örnek: C:\> FORMAT A: <ENTER> a disketini biçimler, kullanılır hale getirir.

FORMAT Parametreleri

  • /s : Disk veya diskete bilgisayarı açmayı sağlayan sistem dosyalarının yüklenmesini sağlar.

Örnek: C:\> FORMAT a:/s <ENTER>

  • /q : Disk veya disketin hızlı bir şekilde Formatlanmasını sağlar. Q parametresi ile Formatlanan disk veya disketin bozuk olan sektörleri düzeltilmez.

Örnek: C:\> FORMAT a:/q <ENTER>

  • /v: : Disk veya diskete Formatlama sırasında isim vermeyi sağlar. Verilecek isim

11 karakteri aşmamalıdır.
Örnek: C:\> FORMAT a:/v:ÇALIŞMA <ENTER>

  • /F: : Formatlanacak DD bir disketin kapasitesini tanımlamayı sağlar.

Örnek: C:\> FORMAT A:/F:720 <ENTER>

  • /u : Disketi kurtarılmayacak şekilde Formatlamayı sağlar.

Örnek: C:\> FORMAT A:/U <ENTER>
Gerektiğinde birden fazla parametre aynı komut satırında tanımlanabilir.
Örnek: C:\> FORMAT A:/S/V:DERS/F:720/u <ENTER>

  • UNFORMAT komutu: Yanlışlıkla Formatlanmış bir disk veya disketi eski haline getirmeyi sağlar. U parametresi ile Formatlanmış kayıt ortamı UNFORMAT ile kurtarılamaz.

Örnek: C:\> UNFORMAT A: <ENTER>

  • LABEL komutu: Disk veya disketin ismini değiştirmeyi sağlar. Verilecek isim 11 karakteri aşmamalıdır.

Örnek: C:\> LABEL EĞİTİM <ENTER>

  • DISCOPY komutu: Diskcopy işlemi aynı kapasitedeki 2 disket veya disk arasında gerçekleşir. Kaynak (A) disketteki tüm dosyalar, hedef (B) diskete kopyalanmadan önce hedef disket formatlanır. İşlem bittikten sonra her iki disket içindeki dosyaların aynı olduğu görülür.

İşlem sırasında disket isterken karşılaşılan mesajlar;
Source : Kaynak disketi tanımlar. Mesaj görüldüğünde sürücüye kaynak (kopyası alınan) disket takılır.
Target : Hedef disketi tanımlar. Mesaj görüldüğünde sürücüye hedef (alınan kopyayı konacağımız) disket takılır.
Örnek: C:\> DISKCOPY A: B: <ENTER>

  • MEM komutu: Bilgisayarın hafızası (MEMORY) ile ilgili bilgilerin ve bellek bilgilerinin görüntülenmesini sağlar.

Örnek: C:\> MEM <ENTER>

  • ATTRIB komutu: Dosyalara özellik vermeyi veya iptal etmeyi sağlar. Özellikler, (+) işaretinin ardından özelliğin baş harfinin yazılması ile verilir, (-) işaretinin ardından yine özelliğin baş harfinin yazılması ile iptal edilir. Özellikler şunlardır;

Özelliğin Adı Verilmesi İptali

  1. READ ONLY (Okunabilir) +R -R
  2. HIDDEN (Gizli) +H -H
  3. SYSTEM (Sistem) +S -S
  4. ARCHIVE (Arşiv) +A -A

Örnek: C:\> ATTRIB <ENTER> (Tüm dosyalardaki özellikleri görüntüler)
C:\> ATTRIB +H LATS.TXT <ENTER>
C:\> ATTRIB -H LATS.TXT <ENTER>
C:\> ATTRIB +H,+R LATS.TXT <ENTER>
C:\> ATTRIB -H,-R LATS.TXT <ENTER>

  • TREE komutu: Dizinleri, altdizinleri ve dosyaları ağaç yapısında görüntülemeyi sağlar.
  • /f : Dizin ve altdizin içindeki dosyaları ağaç yapısında görüntüler.

Örnek: C:\> TREE <ENTER> (Sadece dizinleri ve altdizinleri ağaç yapısında görüntüler)
C:\> TREE/F <ENTER> (Dizin ve altdizinleri içlerindeki dosyalarla beraber görüntüler)

  • MOVE komutu: Dosya veya dosyaları belirtilen ortamlara taşımayı sağlar. İşlem bittikten sonra tanımlanan dosyaların kaynak ortamdan silindiği ve hedef ortama aktarıldığı görülür. Copy komutunda olduğu gibi Move komutunda da “NERDEN” ve “NEREYE” sorularına yanıt aranır. (Bunu bir evden başka bir eve taşınmayı örnek alabiliriz. Artık eski adreste kalmıyoruz ve yeni adresteyiz gibi düşünebiliriz.)

Move NERDEN NEREYE
Örnek: C:\> MOVE A:\LATS.TXT C:\SINIF <ENTER>
Diğer bir özelliği de dizinlerin isimlerini değiştirmeyi sağlar.
Örnek: C:\> MOVE SINIF DERS <ENTER>

  • MORE komutu : /P parametresi olmayan komutlar için sayfa sayfa döküm almayı sağlar.

MORE Parametreleri

| : Sayfa sayfa döküm almayı sağlar.

Örnek: C:\> TREE | MORE <ENTER>
C:\> ATTRIB | MORE <ENTER>

< : Dosya içersine yazılmış uzun metinlerin sayfa sayfa alınmasını sağlar.

Örnek: C:\> MORE < LATS.TXT <ENTER>

  • SYS komutu: Disk ve veya disket içersine sadece bilgisayarı açmaya yarayan sistem dosyalarını yüklemeyi sağlar. Yapılan işlemden kayıt ortamındaki diğer dosyalar etkilenmez.

Örnek: C:\> SYS A: <ENTER>

  • DELTREE komutu: Dizinleri içlerindeki altdizinler ve dosyalarla beraber silmeyi sağlar. Komut satırına ROOT’ a bağlı olan dizin adı yazılır.
  • /Y : Onay almadan silme işleminin doğrudan gerçekleştirilmesini sağlar.

Örnek: C:\> DELTREE DENEME <ENTER>
C:\> DELTREE/Y DENEME <ENTER>

  • XCOPY komutu: Dizinleri içlerindeki altdizin ve dosyalarla beraber belirtilen ortamlara kopyalamayı sağlar. Kullanım şekli copy komutu ile aynıdır, fakat birkaç tane ek parametresi vardır. Xcopy komutu dosyaları copy komutu gibi tek tek değil bellek kapasitesine göre, topluca kopyalamayı da sağlar.

XCOPY Parametreleri

  • /S : Dizinleri içlerindeki altdizin ve dosyalarla beraber kopyalamayı sağlar.
  • /E : İçi boş olan dizinleri kopyalamayı sağlar.

Örnek: C:\> XCOPY DOS\*.* A:\DOS/S/E <ENTER>

  • UNDELETE komutu: Del komutu ile silinen dosyaları, kurtarmayı sağlar. Silinen dosyaların ilk karakterlerinin yerine (?) görülür. Buraya dosyanın ilk karakteri yazılarak kurtarılması sağlanır)

UNDELETE Parametreleri

  • /LIST : Kurtarılacak veya kurtarılamayacak dosyaların listesini görüntüler. Kurtarılamayacak olan dosyalarının yanında (**) görülür.
  • /ALL : Silinmiş dosyaların bilgisayar tarafından kurtarılmasını sağlar. Kurtarılan dosyaların ilk karakterinin yerinde (#) görülür.

Örnek: C:\> UNDELETE/LIST <ENTER>
C:\> UNDELETE/ALL <ENTER>
C:\> UNDELETE LATS.TXT <ENTER>

  • DOSKEY Komutu: Komut satırına yazılan tanımlamaları, belleğe yükleyerek tekrar kullanma olanağı sağlar. Bilgiler bellekte bilgisayar açık kaldığı süre içinde saklanır. Bilgisayar kapandığı andan itibaren tüm bilgiler silinir. Doskey komutunu bilgisayara yüklemek için komut satırına DOSKEY yazılarak enter tuşuna basılır.

Örnek: C:\> DOSKEY <ENTER>

  • BACKUP komutu: Hard Disk’ teki dosyaları diskete yedeklemeyi sağlar. Yedekleme sırasında bilgisayar her diskete bir numara verir. Fakat bu işlem dosyaları sıkıştırmadan gerçek boyutu ile yaptığı için pek kullanışlı değildir, bunun yerine sıkıştırma programları ile yedek almak daha karlıdır.
  • /S : dizinleri içlerindeki altdizin ve dosyalarla beraber yedekler.

Örnek: C:\> BACKUP C:\WINDOWS\*.* A: <ENTER>
C:\> BACKUP C:\WINDOWS A:/S <ENTER>

  • RESTORE komutu: Backup ile diskete yedeklenmiş dosyaları hard disk’ e geri yüklemeyi sağlar.

Örnek: C:\> RESTORE A: C: <ENTER>
C:\> RESTORE A: C:/S <ENTER>

  • ARJ komutu: Dosyaları sıkıştırmak veya sıkıştırılan dosyaları açmayı sağlar. Sıkıştırılan dosyalar tek bir dosya haline gelir. Ayrıca dosyalar döküm alındığında görülürler. Bunun yerine günümüzde çoğunlukla Winzip kullanılmaktadır.

ARJ Parametreleri

X : Dosya açmayı sağlar.
A : Dosya sıkıştırmayı sağlar.
-V1440 (720) : 3.5 HD veya 3.5 DD standardına göre dosyayı sıkıştırır ya da açmayı sağlar. Bu parametre kullanıldığında dosya uzantıları ARJ, A01, A02 ve bunun gibidir.
-R : Bulunulan ortamdaki directory’ lerin sıkıştırılıp açılmasını sağlar.

Hard Disk İçinde Sıkıştırma
Örnek: C:\> CD YEDEK <ENTER>
C:\YEDEK> ARJ A -R ÇALIŞMA.ARJ <ENTER>

Hard Disk İçinde Açma
Örnek: C:\> CD YEDEK <ENTER>
C:\YEDEK> ARJ X -R ÇALIŞMA.ARJ <ENTER>

  • Not : Bir Hard Diski formatlamak ihtiyacı, çoğu zaman mevcut işletim sisteminin yersizliği veya “çökmesi” durumunda olur. Bu işlemi çok dikkatli yapmalısınız. Çünkü diskteki tüm veriler kaybolacaktır. Eğer diskinizi formatlamaya karar vermişseniz ve Winsows 9x/Me kullanıcısı iseniz bilgisayarınızı MS-DOS kipinde başlatmalısınız.
Posted by admin in Uncategorized

Amazonlar

July 26, 2008 10:40 pm

Karadeniz kıyısına yakın bir yerde yaşamış ve savaşçı olan kadınlardır.Aralarında hiç erkek bulunmayan bu kadınlar kendilerine ait bir devlet kurmuşlar. Ata binip savaş aracı olarak ok kullanırladı.İyi ok atabilmek için ise tek göğüslerini keserlerdi. Thermodon(Terme Çayı) kıyısında Themikyra şehrinde yaşarlardı. Savaş Tanrıçası Athena’ya taparlardı.Yunan mitolojisinde Amazonların Truva Savaşı’na katıldığı söylenmektedir.Anlatılanlara göre Amazon kadınları Truva’nın yanında Yunanlılar’a karşı savaşmışlardır.Amazon kraliçesi Penthesileia savaş sırasında Aşil tarafından öldürülmüştür.Bu savaş hikayesi Aşil’in Penthesileia’nın ölmeden önce maskesini kaldırması ile bir aşk hikayesine dönüşmüştür.Penthesileia’nın güzelliğini gören Aşil ona anında aşık olmuştur. Heredot’a göre yenilen Amazonlar rehin olarak alınmış ve gemilerle taşınmaya başlamışlardır;ama Amazon kadınları bir isyan çıkartıp geminin kontrolünü ele geçirmişlerdir.Dalgalar ile sürüklenen gemi Karadeniz’in kuzey kıyılarına İskit yerleşim alanına varmıştır.Burada İskitler ile evlenen Amazonlar uysal İskit kadınları ile yaşamayı reddedip ayrı bir ulus yaratmışlardır.Geçim kaynağı hayvancılık ve tarım olan bu topluluğun torununlarının yerleşim yerini,Heredot bugünkü güney Rusya olarak tarif etmiştir.Günümüzde hala Amazonlar’ın Truva’da bulunduğuna dair arkeolojik bir kanıt yoktur.Buna karşın Rusya’da Amazonlar olabileceğine inanılan Pagan Rahibe mezarlarına rastlanmıştır.Bu kadın mezarlarında ok uçları bulunmasını yansıra kadınlar savaşçı pozisyonunda gömülmüştür. Mezarda bulunan kadın ile genetik araştırmalar sonucu akraba olduğu kanıtlanan Moğolistanın batı tarafında yaşayan sarı saçlı Moğol yüzlü bir kız çocuğu bulunmuştur. Ayrıca Karadeniz’in kuzeyinden Avrupa ortalarına akınlar yapan Hun ordularının gerilerinde bıraktıkları ölüler arasında kadınların da olduğu bilinmektedir. Amazonların nerede yaşadığı kesin olarak bilinmese de araştırmalar ve söylentiler Güney Batı Rusya, Kafkaslar ve Karadeniz’in güney doğu kıyılarını işaret etmektedir.

Posted by admin in Uncategorized

Mehmet Nazif Tosun Bey

July 26, 2008 4:00 pm

Mehmet Nazif Tosun Bey, Kapıcıbaşı Halil Bey’in oğludur.
Sultan Abdülaziz döneminde berberbaşılık yapmış, Sultan tarafından kendisine “Tosun” ismi taltif edilmiştir. Nazif Tosun Bey ismi ile Meclis-i Vala azalığı ve Mabeynde görev yapmıştır. Bu sebeple Mabeynci Tosun Bey olarak da bilinir. Mithat Paşa ve arkadaşlarının Sultan Aziz’i tahttan uzaklaştırma niyetlerini Sultana haber verir. Ancak bu durum Sultan Aziz tarafından şüphe ile karşılanıp ihtimal verilmez ve kendisine Dolayoba’daki köşkünde dinlenmesi tavsiye edilerek Saray çevresinden ve resmi görevlerinden uzaklaştırılır. Mezarı Maçka’da, İTÜ Maden Fakültesi karşısındaki kabristandadır. Oğlu Ahmed İhya Tosun Bey’dir.


Soybilim

Benderli Ali Paşa’nın kardeşi Kapıcıbaşı Halil Bey’dir; oğlu Mehmet Nazif Tosun Bey‘dir; oğlu Ahmed İhya Tosun Bey’dir; oğlu Dt.Mustafa Tosun’dur; çocukları Betül (Ertem), Prof.Dr. Öztekin Tosun, Dürrüşahvar (Dinçer) ve Dt.Tolon Tosun’dur.

Posted by admin in Uncategorized

Yavuz Selim Camii

July 26, 2008 1:10 pm

Fatih Fener’de, Yavuz Selim’de, Yavuz Selim caddesinde Tabakyunus sokağının solundadır. İstanbul’un 7 tepesindeki 7 selatin camiden biridir. Haliç’e en yakın olan tepede inşa edilmiştir. İnşa tarihi 1522 olup, mimarı tartışmalıdır. Mimar Ali’ye mi, Mimar Sinan’a mı ait olduğu (Tezkiretül Bünyan’da Sinan’ın eserleri listesinde caminin adı geçmez)açık değildir. Evliya Çelebi, Mimar Sinan’a aittir diye yazar.

Yavuz Sultan Selim’in emriyle yapılmış ve Kanuni Sultan Süleyman tarafından türbe, imaret, medrese eklenmiştir. Caminin bir yanı sarnıç, bir yanı Kırkmerdiven denilen bir uçurumdur. Üç kapıyla avluya girilir: Türbe kapısı, Çarşı kapısı, Kırkmerdiven kapısı. Ağaçlı geniş bahçeli avlu şadırvanlıdır.

Son cemaat yeri 18 sütuna binen 22 kubbe ile örtülüdür. Avlu ortasında IV. Murad’ın yaptırdığı abdestlik sivri kuvvesi bulunmaktadır. Avlunun dış yüzünde, son cemaat yerinin iç yüzünde çok değerli çiniler vardır. Ana kubbe dört duvardan aşağı iner. Birer şerefeli iki minaresi bulunmaktadır.

İçerde mihrabın solunda mermer 8 sütun üzerinde hünkar mahfili, sağda müezzin mahfili, kıble kapısı üzerinde başka bir müezzin mahfili vardır. Mermer minber de dahil olmak üzere bütün elemanlar oymacılık ve kakmacılık, çinicilik ve tezhip, hat ve nakış sanat eserleriyle donatılmıştır. Pencereler ve kapılarda oymacılık sanatı mükemmeldir. Mihrabı çeviren çinilerin güzelliği sadece bu camide görülür. Caminin iki yanında dokuzar kubbeli iki misafirhane vardır. Karşı tarafında bir medresesi bulunmaktadır.


Yavuz Sultan Selim Türbesi

Caminin yanındadır. Üç kubbeli türbenin en sağındaki sekizgen türbe Yavuz Selim’indir. İki sıralı pencereler, 4 renkli sütunu ve 5 kemeri vardır. Bu revaklı kapıdan girer girmez rengarenk çiniler göz kamaştırır. Kapılar sedef kakmalı, abonozdur. Üst tarafta ‘her nefis ölümü tadacaktır’ ayeti yazılıdır.

Yavuz Selim’in lahti maksurenin ortasındadır. Başında selimi kavuk bulunan lahitin başucunda tahta çıkış ve ölüm tarihi sırma yazıyla yazılıdır. Bir kapıda Abdülhak Hamid’in şiiri Hulusi Efendi hattıyla asılıdır. Pencere kanatları abanoz ve fildişi kakmalıdır. Türbe mimarı Acem Ali’dir. Diğer türbelerde Yavuz Selim kızı Hatice sultan ile kızı, Kanuni’nin annesi, şehzadeler Murad, Mahmud, Abdullah ve diğerinde Sultan Abdülmecid gömülüdür. Yavuz’un sandukası üzerinde bir kaftan vardı ve bu kaftan İbn Kemal’e aitti (Yavuz’la at sürerken kaftanına çamur sıçratan alim).

Posted by admin in Uncategorized

Hans Ulrich Rudel

July 26, 2008 11:25 am

Hans Ulrich Rudel, (d. 2 Temmuz 1916 – ö. 18 Aralık 1982) II. Dünya Savaşı’nın Alman havacı kahramanlarındandır.

2 Haziran 1916′da Konradswaldau’da doğdu 4 Aralık 1936’da Alman Hava Kuvvetlerine girdi. Savaşın nerede ise tüm cephelerinde görev almış ve 7 savaş uçağı düşürmüştür. Fakat asıl ününü kullandığı ju 87 tipi savaş uçağı ile Doğu cephesinde yer hedeflerine yaptığı saldırılarda edinmiştir.

Çıktığı toplam 2530 görev uçuşu sonucu 519 Rus tankını, 1 savaş gemisini, 1 destroyeri, 70 botu, 800′den fazla motorlu aracı, 150′den fazla topu imha etmiştir. Bunların dışında Rus sabit hedeflerine ağır hasar vermiştir.

Stalin tarafından kellesine 100.000 Ruble ödül konulan Hans Ulrich Rudel, savaş sonunda İtalya üzerinden Güney Amerika’ya kaçmayı başarmış, çeşitli ülkelerde, diktatörlerin danışmanlığını yapmıştır. 1953 yılında döndüğü Batı Almanya’da Neo-Nazi faaliyetlere katılmıştır. Hatıralarını 1958 yılında “Stuka Pilotu” adı ile yayınlayan Rudel, 18 Aralık 1982’de Rosenheim’da ölmüştür.

Fotoğrafta boynunda gördüğünüz madalya, 1. sınıf Alman Demir Haç nişanının Şövalye sınıfıdır, nişana ayrıca altın meşe yaprağı, kılıç ve pırlanta eklenmiştir ki 2. Dünya Savaşı’nda Alman Ordusunda alınabilecek en yüksek madalyadır. Savaş boyunca sadece bir tane Hans Ulrich Rudel’e verilmiştir.

Posted by admin in Uncategorized

Toad

July 26, 2008 5:35 am

Açılımı “tool for oracle application developers” olan Toad, uygulama geliştirme aracıdır.
Bir quest software urunudur. Oracle’in administration/development interface’idir.
Toad’ı kullanarak kullanıcılar, PL/SQL paketlerini , prosedürlerini , trigger’ larını ve fonksiyonlarını inşa edebilir,test edebilir ve debug yapabilirler.Toad kullanıcıları , tables, views, indexes, constraints ve users gibi veritabanı objelerini yaratabilir ve değiştirebilirler. Toad’ın SQL Editörü script ve sorguları (query) etkili ve kolayca yazıp test
etme imkanı sağlar ve güçlü veri grid’leri Oracle verisini görüntüleyip işlem yapma işini kolaylaştırır.

Toad da şunlar yapılabilir:
  • Create, browse, veya alter objects (tables, views, indexes, etc.)
  • Graphically build, execute, ve tune queries
  • Edit ve Debug PL/SQL ve “stored procedures” ( functions, packages, ve triggers)
  • Objeleri arama ( search )
  • Constraints, triggers, extents, indexes ile veritabanı problemlerini bulup düzeltmek ve Toad’ın direkt Oracle OCI ‘nin Oracle API için full access çağırmalarını ( calls ) kullanmasına izin vermek

Ayrıntılı bilgi için : [1]

Posted by admin in Uncategorized

Salacıoğlu

July 26, 2008 4:45 am

Salacıoğlu (tam adı Salacıoğlu Mustafa Celveti veya Giritli Salacıoğlu Mustafa Celveti, bazen şeyh ünvanı ile de geçer) 18. yüzyılda Girit’te doğmuş ve yaşamış bir Türk tasavvuf şairidir. Salacızade ve Salacıdedeoğlu mahlaslarını da kullanmıştır. Bir divanı ve iki mesnevisi bulunmaktadır.

Hayatı hakkında çok az şey bilinmektedir. Babası Şeyh Ahmed Efendi’nin ölüm yılı olan 1756′dan bir süre önce Hanya’da doğmuş, son şiirlerinin tarih düştüğü 1825′den bir süre sonra Kandiye’de ölmüştür. Çok seyahat ettiği, İstanbul’da Üsküdarlı Haşim Baba’nın meclisinde bulunduğu şiirlerinden bilinmektedir. Ebced hesabı ile yazılmış şiirleri de bulunmaktadır.


Bir şiiri

Girîdî Hanyavîyem ben Salacıoğlu’dur nâmım
Seyâhat ehliyem bir yerde yok temkîn ü ârâmım
Vücûdum Ka’besine bir erin avniyle yol buldum
Egerçi hacc-ı beyt etdim velî eskitdim ihrâmım
Şarâb-ı vahdetin yek cur’asın nûş eyledim bir dem
İçinde mest olup hâlâ o keyfiyyetle sersâmım
Kurulmuş bezm-i aşk câm-ı mahabbet devr eder bir bir
Demem gel iç bu demden sûfî yokdur sana ibrâmım
Ne tâ’at ne ibâdet kaldı oldum kâfir-i mutlak
O dostun aşkı yağma kıldı zühdüm dînim îmânım
Safâlar vaktidir arz-ı cemâl etdim dem-i nevrûz
Bi-hamdi’llâh irişdi izzet ü rif’atle bayrâmım


Kaynak

  • Kültür Bakanlığı İngilizce, Fransızca, Almanca
Posted by admin in Uncategorized

Balıköy, Tavşanlı

July 26, 2008 2:00 am

Balıköy, Kütahya ilinin Tavşanlı ilçesine bağlı bir beldedir. Kütahya iline ? km, Tavşanlı ilçesine ? km uzaklıktadır. Nüfusu, 2000 yılı verilerine göre 2.862 kişidir. 7 Haziran 1992 tarihinde belde olmuştur. Beldeye bağlı Balıköy Merkez, Çıvgalar ve Kadı adında üç mahalle vardır.


Nüfus

Yıllara göre belde nüfus verileri
2007
2000 2.862
1997 1.897
1990 2.992
1985
1980
1975
1970
1965
1960


Dış bağlantılar

  • Yerel-Net
Posted by admin in Uncategorized

Ahmet Mekin

July 25, 2008 4:00 am

Ahmet Mekin 1932 yılında İstanbul’da doğdu. Türk sinema oyuncu.

Mahşere Kadar adlı filmiyle sinemaya geçti (1957). Bir süre tiyatro oyunculuğu yaptı. Oyuncu Şükran Sabuncu’yla evlendi.


Önemli filmleri

  • Aşktan da Üstün (Osman F. Seden),
  • Kelebekler Çift Uçar (Tarık Dursun K.),
  • Bir Türk’e Gönül Verdim (Halit Refiğ),
  • Düğün (Lütfi Ö. Akad),
  • Selvi Boylum Al Yazmalım (Atıf Yılmaz).


Göz at

  • IMDB Ahmet Mekin sayfası
Posted by admin in Uncategorized

Kuşatma kulesi

July 24, 2008 3:35 pm

Kuşatma kulesi; saldıranları ve merdivenleri kalenin duvarlarına yaklaşırken korumak için kullanılan bir kuşatma silahıdır. Kuşatma kuleleri genellikle dört tekerlekli, dikdörtgen şeklinde ve yükseklikleri kale duvarı boyutunda, hatta bazen okçuların kule üstüne durup kale içine ok atabilmeleri için daha da yüksektir. Kuşatmalar sırasında, kuşatma kuleleri kale duvarlarına kapaklarını indirir ve saldıranların kale savunmasını aşması için gereken süreyi kısaltır.

Posted by admin in Uncategorized

Off the record

July 23, 2008 6:45 pm

Habercilik terimi. Haber kaynağının, gazeteciye kayda almaması koşulu ile açıkladığı bilgidir. Haberin içeriğinde yer verilmeyecek olan bu bilgi, olayın haber üzerinde çalışan gazeteci tarafından etraflıca anlaşılması için kendisine söylenir.

Gazetecilik etiği gereği gazetecinin bu bilgiyi açıklamaması gerekir.

Posted by admin in Uncategorized

Linezolid

July 23, 2008 11:40 am

Linezolid, oksazolidinonlar grubunda klinik onay almış ilk antibakteriyel ajandır. Linezolid protein sentezini başlangıç aşamasında bloke ederek bakteriyostatik etki gösterir.

Linezolidin oral ve i.v. yolla kullanılabilen preparatları mevcuttur. Karaciğer ve böbrek yetersizliğinde doz ayarlanması gerekmez. Linezolid hemodiyalizle uzaklaştırılabildiğinden diyaliz sonrası uygulanmalıdır. Linezolid proteinlere düşük oranda bağlanır, kemiğe, alveoler hücrelere, pankreatik sekresyonlara tedavi edici düzeyde geçerken, BOS’a sadece menenjit durumunda yeterli düzeyde geçebilmektedir


Etki spektrumu ve klinik kullanımı

Linezolid birçok gram pozitif bakteriye etkili olmasının yanında esas olarak klinik öneme sahip MRSA, MSSA, vankomisine dirençli enterokok (VRE), Streptococcus pneumoniae ve diğer streptokok türlerine etkindir.

VRE’ye bağlı bakteriyemi, endokardit, intraabdominal enfeksiyonlar, osteomyelit ve menenjit tedavisinde önerilmektedir. Ayrıca glikopeptidleri tolere edemeyen hastaların MRSA enfeksiyonlarında da tercih edilir. MRSA’ya bağlı deri ve yumuşak doku enfeksiyonları ve ventilatör ilişkili pnömonilerinde kullanılabilir.


Yan etkileri

Linezolid bulantı, kusma ve ishal yakınmalarına sebep olabilir. Bunun yanında baş ağrısı, hipertansiyon, uyku bozuklukları, baş dönmesi gibi yan etkileri de mevcuttur. En önemli yan etkileri trombositopeni, aplazi ve pansitopeni gibi hematolojik yan etkileridir.

Posted by admin in Uncategorized

İslam dini bayramları

July 23, 2008 10:50 am

İslam dinine göre yılda iki bayram vardır.
Ramazan bayramı : İslam dinine göre Hicri Kamer yılının dokuzuncu ayı olan Ramazan ayının ardından onuncu ay olan Şevval ayının ilk üç günü boyunca kutlanan dini bayramdır.
Kurban Bayramı : İslam dinine göre Hicri Zilhicce ayında kutlanan bayramdır. Hayvan kesilmektedir.

Posted by admin in Uncategorized

Bedesten, Yahşihan

July 23, 2008 4:55 am

Bedesten, Kırıkkale ilinin Yahşihan ilçesine bağlı bir köydür.


Tarihi

Köyün gecmısı erzurumun horasan ılcesıne dayanmaktadır.1.dünya savasında ermenılerın doğu anadoluda yaptıkları katliamlardan dolayı halkın buyuk coğunlugu göç etmek zorunda kalmıstır.bugunkü ırmak kasabasına kadar gelmısler fakat halk sıtma nedeniyle bölgeden ayrılmak zorunda kalmıs ve kılıclar kasabasına yerlesmısler. fakat oradakı halkın onların kalmasını ıstememelerı uzerıne bugunkü yerlerıne yanı hısar koy camlıca koylerının arasında bir yerde yasamaya devam etmısler.


Kültür

köy zamanla bazı örf ve adetlerını kaybetmesıne karsın bazı orf ve adetlerı gunumuze kadar ulasmıstır.kız ısteme,dugunlerdekı senlıkler ve akraba zıyaretlerı ılk akla gelen külturlerındendır.


Coğrafya

Kırıkkale iline 20 km, Yahşihan ilçesine 13 km uzaklıktadı.


İklim

Köyün iklimi, karasal iklimi etki alanı içerisindedir.


Nüfus

Yıllara göre köy nüfus verileri
2007
2000 154
1997 215


Ekonomi

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.1232,252221551510500215150,


Muhtarlık

Yerleşim yerinin köy tüzel kişiliği alması ile birlikte köyün tüzel kişiliğini temsil etmesi için köy muhtarlık seçimleri de yapılmaktadır.

Seçildikleri yıllara göre köy muhtarları:

2004 - ahmet bağrıacık
1999 - ahmet bağrıacık
1994 - muhittin(ağabey) gümüsbas
1989 - sakıp gümüsbas
1984 - sakıp gümüsbas


Alt yapı bilgileri

köyde ilkokul bulunmakta ama kullanılmamaktadır .tasımalı egıtım yapılmaktadır.saglık ocagı yoktur.telefon ve elektrik vardır.köyün suyu eskiden bedava akardı ama sımdı kuraklık sebebiyle her evin cesmesine su saati takıldı.köyde de bedava akan bir cesme vardır -insanlar da haliyle bedava sudan alacaktır- kanalizasyon sistemi mevcuttur.yolu cakıl kumludur bu nedenle tozludur.


Dış bağlantılar

  • Yerelnet
Posted by admin in Uncategorized

Genç Fikirler Derneği

July 23, 2008 4:00 am

16 mart 2007 günü kurulmuştur.
Kurucu başkanı Bilal Kalyoncu, yönetim: Aziz Yeter, Murat Bozkurt,
Emrah Özay, Hakan Sonnur, K.Gökhan Bülbül, Burak Baltacı


Tüzüklerinde Bulunan Amaç

Dernek, Türkiye’nin geleceğinde söz sahibi olacak gençlerin,
milli hassasiyetlere yönelik yetişmesi ve toplumu bu yönde yönlendirmelerini amaçlamaktadır.
Temel amaç toplumsal barışın, huzurun ve refahın gelişmesine bireysel hayat ve davranışlarıyla katkıda bulunabilecek gençlerin yetişmesine destek olmaktır.
Dernek, hiçbir siyasi kurumun sözcülüğünü yapmadan, kendi fikirlerini ortaya özgürce koyabilen gençlerin buluşma noktası olacaktır. Dernek, birliktelik ve arkadaşlık bağlarını kuvvetlendirerek bireylerin; tarihini, kültürünü ve medeniyetini bilen, ülkemizde ve dünyada olup bitenleri iyi tahlil eden, yeni projeler üretebilen, kişiler olarak yetişmelerine yardımcı olabilecek ortam meydana getirmek amacı ile kurulmuştur.


Bkn.

Nihat Genç


internet sitesi

  • http://www.gencfikirler.org
Posted by admin in Uncategorized

Huzurkent

July 22, 2008 9:30 pm

Huzurkent, Tarsus’a 5 km, Mersin’e 25 km uzaklığında, 25.000 nüfuslu beldedir. Ahalisi genellikle tarımla geçimini sağlar. 1969 yılında kurulmuştur, 1970 yılında ise belediyelik olmuştur. Nüfusun çoğunluğu tarımla uğraşır.Kuzeyinde türkiyenin en büyük organize sanayi bölgeleriden birine sahiptir.Sahiliyle göz kamaştırır.huzurkent sahili şuan tam anlamıyla kaderine mahkum edilmiştir sahilde en son 2 sene önce kumdan heykeller yapılmıştı huzurkent ana mahalleler olarak bahşiş kulak ve köselerli diye 3 e ayrılmaktadır fakat devletin yaptığı yatırımlar sayesinde devamlı gelişerek adnan menderes ve gazi mahallesi oluştu halk hükümetin sel nedeniyle verdiği prefabrike evlerde oturmaktadır yeni yetişen gençlerin bir çoğu işsizdir

Posted by admin in Uncategorized

Pınar

July 22, 2008 9:10 pm

Pınar, suyun çıktığı yer, su kaynağı anlamına gelen bir sözcüktür. Türkçe’de kadın adı olarak da kullanılır.


Kişiler

Pınar adını taşıyan bazı kişiler:


Besteciler

  • Selahattin Pınar


Sporcular

  • Pınar Saka


Yazarlar

  • Pınar Çekirge - Yazar
  • Pınar Kür - Yazar


Oyuncu, şarkıcı ve mankenler

  • Pınar Altuğ - Oyuncu, Manken
  • Pınar Aydın - Oyuncu
  • Pınar Aylin - Şarkıcı
  • Pınar Dilşeker - Şarkıcı
  • Pınar Eliçe - Şarkıcı
  • Pınar Günay - Şarkıcı
  • Pınar Korkut - Manken
  • Pınar Sağ - Şarkıcı
  • Pınar Tezcan - Manken
  • Pınar Tuncagil - Manken


Spor

  • Pınar Karşıyaka - Basketbol takımı


Yerleşim yerleri

  • Pınarhisar - Kırklareli ilinin bir ilçesi.
Posted by admin in Uncategorized

Annales

July 22, 2008 2:25 pm

Tarihin, alanlararası ve karşılaştırmalı çalışmayla yazılması, böylece, tarihin bir “bilim” olarak kabul edilmesi iddiasını taşıyan tarih okuludur. adını annales d’histoire économique et sociale adlı dergiden almıştır. diyebiliriz ki, yirminci yüzyılın ikinci çeyreği, çok önemli bir düşünsel dönüşümün müsebbibi; tarih yazımı anlayışını baştan başa yenileyen ya da şöyle söyleyelim, yeniden yenileyen; tarihin, alanlararası ve karşılaştırmalı çalışmayla yazılması, böylece, tarihin bir “bilim” olarak kabul edilmesi iddiasını taşıyan (tarihin bir bilim olarak kabulünün ilk çabalarını henüz 14. yüz yılda ibn-i haldun’un kaleme aldığı “mukaddime”de ve 18. yüz yılda vico’nun kaleme aldığı “yeni bir bilimin ilkeleri”nde görmekteyiz) iki fransız tarihçiye, marc bloch ve lucien febvre’ye tanıklık etmiştir. gelişlerinin; çağdaş iktisat tarihi ustalarından biri olarak anılan karl lamprecht’in “ortaklaşa tarih” çağrısı yapmasının ; otto hintze’nin: “biz sadece sıradağları ve dorukları değil, dağların eteklerini de; yalnızca yüzeyin derinliklerini de değil, bütün kıta kütlesini bilmek istiyoruz.” , demesinin ardına denk düşmesi rastlantı değildir. bloch ve febvre, her ikisi de dilbilimle, sözcüklerin kökenbilimiyle ilgilenmişlerdir. her ikisi de zihniyetler tarihinin ilk başyapıtlarından biri olan ve ilkel düşünüş ile çağcıl düşünüş arasındaki farkları koymaya çalışan lucien levy-bruhl’ün “ilkel zihniyet”ini okumuş ve ondan etkilenmişlerdir. onlara göre özellikle de zihniyet tarihçiliğinde edebiyat tarihin dışında bırakılamaz. edebi metinler , en azından yazılı belgeler kadar, hatta onlardan da fazla, tarihsel malzemelerdir. febvre, özellikle ruhbilimde freud’un reddi anlamına gelen (le roy ladurie’nin de dikkat çektiği gibi, freud’un insanlara uyguladığı ruhçözümsel yöntemlerin belgelere uygulanmasında tarihçiler zorlanırlar ) ortak ruhbilim’in (collective psychology) fikir babası charles blondel’den, yerbetimde ise, beşeri yerbetim’i (anthropo-geography) öneren ve nerede ise etkilemediği kimse kalmayan frederick ratzel’den ve fakat daha çok; “çevre alıkoymaktan ziyade olanak yaratır” diyerek ratzel’in belirlenimciliğini (determinism) kabul etmeyen vidal de la blanche’dan etkilenmiştir. bloch ise, tarihi, durkheimcı düşünüşün tarihe toplumsal bilimler içerisinde ancak uygun gördüğü izbe yerden çekip çıkarmaya ve durkheim toplumbilim’i nereye getirdi ise oraya getirmeye; tarihin meşruluğunu ispata çalıştığını; annales okul’un, bir anlamda durkheim okulu’na karşı duruş olduğunu söylemeye getirecek kadar durkheim’dan etkilenmiştir. bloch’un ayrıca, belleğin toplumsal çerçevesi üstüne maurice halbwachs’dan ve çelişkilerini aşmayı denediği 19. yüz yılın büyük tarihçileri fustel de coulanges ve seignobos’tan etkilendiğini de zikredelim.
kaba hatlarıyla vermeye çalıştığımız bu bilgi birikimiyle, marx’ın, weber’in, durkheim’ın geliştirdiği düşünsel aygıtları tarihe uyarlayacak olan bu iki tarihçi; 1921 yılında bloch, 1922 yılında febvre, belçikalı tarihçi henri pirenne’e birer mektup yazarak, ondan, yeni kuracakları derginin (journal) başına geçmesini rica ediyorlardı. pirenne, her iki fransız tarihçinin ortak talebine, destek sözü vererek ve fakat, ricalarını yerine getiremeyeceğini söyleyerek yanıt veriyordu. ilk mektubun üzerinden sekiz sene geçtikten sonra, 1929 yılında, bloch ve febvre, ortak kurucu müdürlük (directorship) görevlerini de üzerlerine alarak, daha sonra yirminci yüz yılın en büyük tarih okulu olacak annales okul’a da isim babası olacak olan annales d’histoire économique et sociale adını verdikleri dergiyi kurdular. başlangıcında iktisadi ve toplumsal tarih üzerine yoğunlaşan derginin, kuruluş amacı “marxçılığın dikkate çağırdığı, toplumların yaşamlarının üzün süre gölgede kalmış veçhelerine ışık tutmak” idi. bundan böyle annales’ın tarih anlayışı durmadan başlangıcındaki anlamının dışına taştı: mümkün olan bütün alanları (yerbilim, ruhbilim, edebiyat vb.) içeriğine taşıdı; tarih boyunca egemen olmuş “olayanlatıcı (vakanüvis) tarih yazımının” ve ondokuzuncu yüz yılın “olgucu ya da deneyci tarih anlayışının” , önce kurumsal, yapısal tarih; daha sonra kırsal, yerbilimsel, iklimsel tarih, hatta zihniyetler tarihi, nüfusbilim tarihi, ırkbilim tarihi gibi çeşitli yan dallarının katkılarıyla, “bütünsel tarih” anlayışına evrilmesine çalıştı.

ilk kurulduğunda, 1929 yılında, derginin adı “annales: d’histoire economique et sociale” (iktisadi ve toplumsal tarih yıllığı) idi. bunda öncelikle, iktisadi ve toplumsal tarihi çalışma alanı olarak seçen bloch’un tesirinin büyük olduğunu düşünüyorum. ayrıca, daha evvel belirttiğim üzre, kurucularının ilk meselesi, marx’ın, durkheim’ın ve weber’in savlarına karşıt sav geliştirebilmekti ki, bunu da ancak onların uğraşı alanlarında, yani iktisadi ve toplumsal tarih alanlarında, gerçekleştirebilirlerdi. derginin kuruşundan on yıl sonra alt başlığı d’histoire sociale olmuştur. 1942-44 yılları arasında başlığın kendisi de değişir ve “melanges d’histoire sociale” (toplumsal tarih çalışmaları) olur. 1944’te tekrar “annales: d’histoire sociale” olur ve nihayet 1946’dan itibaren dergi “annales: economies, societes, civilisations” (yıllıklar: ekonomiler, toplumlar, uygarlıklar) olur. dergi hala daha aynı adı taşımaktadır. yani, ii. dünya savaşı’ndaki değişikleri bir yana bırakacak olursak, dergi altbaşlığına yeni bir kavramı daha taşımıştır: “uygarlıklar”. bunun çok önemli bir dönüşümü imlediğini düşünüyorum. içsel ve dışsal sebepleri vardır bu dönüşümün. dışsal etmenler için söyleyebileceğim, ikinci dünya savaşı sonrasında bağımsızlıklarını kazanan ulusların (hindistan gibi, mesela) tarihi artık, onu başka bir “uygarlık” olarak konumlandırmadan yazılamazdı. içsel etmenler için söyleyebileceğim ise, braudel’den sonra annales okul mensuplarının “zihniyet tarihçiliği”ne git gide daha fazla itibar ettikleri gerçeğidir.

bu vesileyle annales okul mensuplarını şöyle derli toplu bir yazmak isterim.

birinci nesil:
(bkz: marc bloch)
(bkz: lucien febvre)

ikinci neslin belirleyici şahsiyeti:
(bkz: fernand braudel)

üçüncü neslin belirleyici şahsiyeti:
(bkz: emmanuel le roy ladurie)

[dört isim de, sırasıyla, derginin editörlüğünü ve bloch dışındaki üçü, muteber école pratique des hautes études vi. kısım başkanlığını yapmıştır]

abecesel sırayla veriyorum:

(bkz: maurice agulhon)
(bkz: philippe ariés)
(bkz: andré burguiére)
(bkz: roger chartier)
(bkz: pierre chaunu)
(bkz: georges duby)
(bkz: alphonse dupront)
(bkz: arlette farge)
(bkz: marc ferro)
(bkz: jean-louis flandrin)
(bkz: françois furet)
(bkz: pierre goubert)
(bkz: christiane klapisch)
(bkz: ernest labrousse)
(bkz: jacques le goff)
(bkz: robert mandrou)
(bkz: charles morazé)
(bkz: jacques revel)
(bkz: daniel roche)
(bkz: pierre vilar)
(bkz: michel vovelle)

[atladığım birileri yoktur umarım]

bunların dışında, (özellikle son dönemde) annales okulla pek içli dışlı olmuş birkaç meşhur saymak gerekirse,,
(rastgele, aklıma gelenleri sayıyorum):

(bkz: henri pirenne)
(bkz: claude lévi-strauss)
(bkz: witold kula)
(bkz: eric hobsbawm)
(bkz: rodney hilton)
(bkz: jean-pierre vernant)
(bkz: immanuel wallerstein)
(bkz: edward evans-pritchard)
(bkz: michel foucault)
(bkz: michel de certeau)
(bkz: pierre bourdieu)
(bkz: mircea eliade)
(bkz: georges dumézil)
(bkz: maurice halbwachs)

6. bu okulun turkiye deki ilk temsilcisi ömer lütfi barkandir. braudel turkiye ye geldiginde barkan ile yakinlik kurmus, barkanın calismalarinin dogu akdeniz konusunda ufuk acacagini soylemistir. bir diger önemli turk annales ci de halil inalcik hocadir. o da arsivlerden yola cirakarak sosyal tarih yaptigini soyler. fakat ne yazik ki, annales ekolü yahut da herhangi diger bir tarihsel ekol turkiye de tarih felsefesi ve tarih anlayislari hakkinda bir gelenek olusturamamistir. bu nokta da turk sosyolojisi (benzer sorunlarla malul olmasina ragmen) turk tarihciliginden teori ile olan iliskisi bakimindan kat be kat ustundur. tarihci arkadaslardan tarih, tarihcilik ve tarih felsefesi hakkında daha cok spekülasyon bekliyoruz.
(der weisse stern, 03.02.2006 15:43)

  1. 9065340
	 !?

7. annales tarihçileri olayların birbirinin peşisıra zincirlendiği ve grand narrative tarihçiliği, tekrarlanamayanı tarih olarak kabul eden tarihçiler, olay anlatıcıları, yeganenin tarihçileri gibi isimlerle anılabilecek tarihçi ve tarih anlayışından farklı olarak, bu olayların temellendiği bütünsel toplumsal dokuyu vurgulamışlar, toplumların tarihinin ancak yapılara inildikçe anlaşılabileceğini ispatlamışlardı.
ilk kuşak sonrası annales’cılar ise daha zor bir işe soyunmuşlar, zihni tasarımlar ile maddi yapılar arasındaki ilişkinin mekanizmalarını çözmeyi denemişlerdir. bu tarihçilerden biri olan georges duby bu konuda ” materyalizm ile idealizm ikileminin kaba yorumunun getirdiği cendereden kurtulmak gerek. ortaçağ’da yaşamış bir insanın yeryüzü ile ilgili tasarımlarını içeren bir şiirin taşıdığı bilgi değeri, bir şatonun kalıntılarının taşıdığı bilgi değerinden daha az değil. önemli olan ikisini de bütünsellik içine oturtmak, aynı yöntemin yorum süzgecinden geçirmek”in önemine değinerek “dertlerinin” ne olduğunu güzel açıklamıştır.

Posted by admin in Uncategorized

Arap aşı

July 22, 2008 9:50 am

Arap aşı, ilk defa Arap Yarımadası’nda yapılmış, yıllar geçtikçe dünyaya yayılmış ve bazı değişiklikler geçirmiş bir yemektir. İlk yapıldığı devirde hurma unundan yapılan Arap aşı, artık günümüzde buğday unundan yapılmaktadır. İçine o devirde av eti ve deve eti konurken, günümüzde ekonomik olduğu için tavuk eti konmaya başlamıştır.

Posted by admin in Uncategorized

İlmed

July 22, 2008 7:00 am


İLMED

Açık

adı Marmara İletişim Mezunları Derneği’dir. 1983 yılında kuruldu. İlk adı Gazetecilik Yüksek Okulu Mezunlar Derneği’dir. Daha sonra derneğin adı Basın Yayın Mezunları Derneği (BAYMED)olarak değiştirilmiş, okul yüksek okuldan, fakülteyete dönüştürülünce dernek İLMED adını almıştır. İLMED’in medya, halkla ilişkiler, reklam, üniversite, sektörel yayıncılık alanlarında çok sayıda tanınmış üyesi vardır. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi, 1972′de devletleştirilen Özel İstanbul Gazetecilik Yüksek Okulu’nun devamıdır.

Posted by admin in Uncategorized

Checkpoint

July 22, 2008 3:30 am

Checkpoint
Bölüm No 5. sezon, 12. bölüm
Yazar Douglas Petrie
Jane Espenson
Yönetmen Nick Marck
Konuk Oyuncu(lar) Amber Benson
   (Tara)
Clare Kramer
   (Glory)
Charlie Weber
   (Ben)
Cynthia LaMontagne
   (Lydia)
Oliver Muirhead
   (Phillip)
Kris Iyer
   (Nigel)
Kevin Weisman
   (Dreg)
Troy T. Blendell
   (Jinx)
Kristine Sutherland
   (Joyce)
Çekim Tarihi 23 Ocak 2001
Önceki Bölüm Triangle
Sonraki Bölüm Blood Ties

Ellerinde Glory hakkında bilgi bulunan Quentin Travers ve Gözetmenler Konseyi Sunnydale’e gelir. Ancak Buffy artık konsey için çalışmadığından konsey üyeleri onu ve arkadaşlarını birtakım zorlu testlere tabi tutarak ona güvenip güvenemeyeceklerini öğrenmeye karar verir. Testten geçerler ve Glory’nin bir iblis değil cehennem tanrısı olduğunu öğrenirler.

Posted by admin in Uncategorized

Amfibi

July 22, 2008 3:00 am

izmir eski foça’da bulunan, çıkarma filosu komutanlığına bağlı tugaydır. tamamen deniz piyadelerinden oluşur. bir denizcinin gidebileceği en kötü yerdir. 1.2.ve 3. amfibi deniz piyade taburu, amfibi destek taburu ve servis bölüğünden ibarettir. burada askerlik yapanların denizcilikle alakası yoktur. kamuflaj giyerler. karacı piyade eğitimi yaparlar. zaten 1993-95 yılları arasında iç güvenlik harekatında güneydoğuda da görev yapmıştır. kıbrıs harekatında başrol oynamıştır.karacılarla kıyaslandığında kuracılık/tertipçilik pek yoktur. eğer servis bölüğüne düşerseniz nispeten şanslı sayılırsınız. çünkü ne spor ne de eğitim yaparlar. günde bir kez içtimaya çıkarlar. ama taburlardan birine düşerseniz artık skorskyden skorskye atlarken şarjör mü değiştirirsiniz, lağım çukurunda yemek mi yersiniz orası meçhul.
herşeye rağmen deniz kuvvetlerinin gözbebeğidir. simgesi ağzı açık bir timsahtır. daima hazırdır.

  • Amfibyumlar,İki yaşayışlılar veya İki yaşamlılar olarak da bilinen bir grup hayvana verilen isimdir.
  • Amfibiyen Araç ,Hem karada hem suda giden araç
Posted by admin in Uncategorized

Vbulletin

July 22, 2008 2:20 am

vBulletin ya da kısaca vB, İnternet üzerinde oldukça popüler olan PHP ve mySQL arabirimlerini kullanan bir forum betiğidir. Programcı grup 2000 yılında kurulmuştur. Bunun dışında ücretli bir yazılımdır. Jelsoft Enterprises Ltd. tarafından geliştirilip pazarlanır.


Dış bağlantılar

  • vBulletin Anasayfası
  • vBulletin Modifications
  • vBulletin Türkçe Destek
  • vBulletin Örnek Site 1
  • vBulletin Örnek Site 2
Posted by admin in Uncategorized

Toplumsal Araştırmalar Kültür ve Sanat İçin Vakıf

July 21, 2008 4:20 pm

Toplumsal Araştırmalar Kültür ve Sanat İçin Vakıf (TAKSAV) İstanbul’da bulunan bir Sivil Toplum Kuruluşu’dur.

TAKSAV, 1993 yılında “başka bir dünya” kurulabileceği inancını taşıyan bilim insanları, aydın, sanatçı, işçi, memur, işsiz, öğrenciler ve yaşamın her alanından katılan insanlar tarafından kuruldu.


Kurucuları

  • Oğuzhan Müftüoğlu
  • Can Yücel
  • Rıfat Ilgaz
  • Emil Galip Sandalcı
  • Baskın Oran
  • Fikret Başkaya
  • Korkut Boratav
  • Halit Çelenk
  • Ali Asker
  • Halil Ergün
  • Aytaç Arman
  • Erbil Tuşalp
  • Gençay Gürsoy
  • Haluk Gerger
  • Ufuk Uras
  • Hayri Kozanoğlu


Vakfın Amacı

Toplumsal, kültürel yaşamın gelişimine bilimsel, özgürlükçü ve demokratik bir anlayışla katkıda bulunmak, yaratıcı ve araştırıcı düşüncelerin gelişimine yardımcı olmaktır.


Etkinlikleri

Vakfın en önemli etkinliği Ankara Uluslararası Tiyatro Festivali’in organizasyonudur.

Vakfın, yetişkinlere yönelik, Güzel sanatlara hazırlık atölyesi`nde, Güzel sanatlar dallarında eğitim veren kurumların özel yetenek sınavlarına hazırlananlar için; resim, heykel, iç mimarlık, grafik, tekstil, seramik, endüstri ürünleri tasarımı ve fotoğraf alanında yetenek geliştirme çalışmaları yapılmaktadır.
Bu atölye çalışması; desen, suluboya, sanat tarihi ve sanat etkinlikleri izleme-katılma başlıkları altında yürütülmektedir.

Çocuklara yönelik Yaratıcı drama atölyesi`nde, çocukların ya da gençlerin; yaratıcılıklarını geliştirmeleri, kendini ifade olanaklarını geliştirmeleri, yaşama ilişkin becerilerini geliştirmeleri (toplum ve çevre ile uyum) sağlanır. Duyu çalışması (gözlem-algı-dikkat-konsantrasyon-farkındalık), zihinsel-bedensel ısınmalar, doğaçlama ve rol oynama belirli bir sanat alanını tanımaları; “resim, heykel, şiir, müzik-ritm, öykü, masal, doğaçlama, dans, kolaj çalışması, seramik, rekreasyon, maske çalışması, gazete haberi, drama-tiyatro ilişkisi üzerine eğitim ve çalışmalar gerçekleştirilir.

Vakfın Müzik atölyesinde klasik gitar eğitimi veren atölye çalışması, yaş grubuna göre belirlenen 2 ve 4 kişilik sınıflarda yapılmaktadır. Amaç, sadece gitar çalmayı öğretmek değil, aynı zamanda müzikal bir altyapı oluşturmak ve bireylere üretkenlik katmaktır.

Ayrıca TAKSAV, “Latin Amerika’da neler oluyor?”, “Ortadoğu’da neler oluyor?”, Milliyetçiliğin yükselişi” gibi panel ve söyleşiler düzenlemektedir.


Dış bağlantılar

  • Vakfın sitesi
  • Ankara Uluslararası Tiyatro Festivali web sayfası
Posted by admin in Uncategorized

Mübaşir

July 21, 2008 12:30 am

Tanzimat’tan önce devlet tarafından gördürülmesi gereken bir işin yapılmasına
memur edilenler hakkında kullanılan bir tâbirdir. Mübaşirlere devlet tarafından yol
parası, harcırah vesair masraflar için para verilmez, onların bu türlü zaruri giderleri,
gittikleri yerlerin tevzî defterlerine “mübâşiriyye” adı altında bir gider konarak halktan
tahsil edilirdi. Tanzimat’tan sonra gönderilen memurlara devletçe harcırah, yevmiye
verilmek usulü konulmak suretiyle halktan bu isimle para alınması kaldırılmıştır.

Posted by admin in Uncategorized

Uzman sistemler

July 20, 2008 12:30 pm

Uzman sistemler, belirli bir uzmanlık alanında, gerçek kişilerden derlenen bilgileri temel alarak, zamanla kendisini geliştirebilme yeteneği de olan yazılımlardır.

1970′lerde yapay zeka alanındaki araştırmacılar tarafından geliştirilen ve ticari olarak 1980lerde uygulanmaya başlanmıştır. Bu programlar, belirli bir problem hakkındaki bilgiyi çözümleyen, problemlere